Bir salonu üç kez baştan düzenledikten sonra anlaşılan şey şu: plan yapmadan alınan her parça sonradan pişmanlığa dönüşüyor. Yastık sertliği seçerken ölçü almak, kroki çizmek ve renk denemesi yapmak zaman kaybı değil, tam tersi. Deneyimle öğrenilen ayrıntıları paylaşıyoruz.
Katalog ve magaza dilinde gecen teknik kelimeler ilk bakista karisik gelebilir. Gardırop gibi kavramlarin ne anlama geldigini bilmek, satis danismaniyla konusurken dogru soruyu sormanizi saglar.
Bu noktada, malzeme, olcu ve uygulama terimlerini ayri ayri not almak isinizi kolaylastirir. Yastık sertliği ile ilgili arastirma yaparken ayni terimin farkli markalarda farkli adlandirildigini da goreceksiniz.
Çoğu durumda, sertifikali ahsap, dusuk salimli boya ve geri donusturulmus tekstil secenekleri artik kolay bulunuyor. Yastık sertliği secerken bir parcayi iki kez almak yerine bir kez dogru almak en cevreci karardir.
Yastık sertliği ile ilgili malzeme secerken ic hava kalitesi goz ardi edilmemelidir. Dusuk emisyonlu boya ve yapistiricilar, uygulama sonrasi haftalarca surebilecek koku ve rahatsizlik sorununu ortadan kaldirir. Cocuk ve evcil hayvan bulunan evlerde keskin koseler ve serbest kablolar ayrica degerlendirilmelidir.
Yastık sertliği konusunda gorunumun yaninda guvenlik de en az onun kadar onemlidir. Devrilme riski tasiyan yuksek mobilyalarin duvara sabitlenmesi, kayan halilarin altina tutucu ped konulmasi temel onlemlerdir. Elektrik tesisati ve aydinlatma baglantilarinda mutlaka yetkin kisilerden destek alinmalidir.
Sonuç olarak, bir diger sik hata, duvar kenarina siralanmis mobilyalarin oday buyuttugu inancidir; cogu zaman sonuc bos bir orta bosluk ve dagilan bir oturma duzenidir. Yastık sertliği konusunda acele karar verilen renk secimleri de sonradan en pahaliya mal olan pismanliklardandir.
Simetri huzur, asimetri hareket hissi verir; ikisini ayni evde farkli odalarda kullanmak dengeli bir bütün olusturur. Yukseklikleri kademelendirmek de goz akisini dogal hale getirir.
İlk bakışta, goze hos gelen mekanlarin arkasinda cogunlukla basit oran kurallari vardir: bir odak, ona esli iki tamamlayici ve bos birakilmis nefes alanlari. Her seyi esit buyuklukte dagitmak monotonluk yaratir.
Öte yandan, yükseklik çoğu evde en az kullanılan kaynaktır; tavana yakın raflar, kapı üstü dolaplar ve dikey kitaplıklar taban alanını meşgul etmeden ciddi hacim kazandırır. Sandıklı puf, çekmeceli karyola ve kapaklı sehpa gibi çift işlevli parçalar dağınıklığı görünmez kılar. Sık kullanılmayan mevsimlik eşyaları kapaklı kutularda etiketleyerek saklamak, dolap içi düzeni kalıcı hale getirir.}
Tablonun merkezi yerden yaklaşık 145 ila 150 santimetre yükseklikte, yani göz hizasında olmalıdır. Koltuk veya konsol üstüne asılan işlerde mobilyanın genişliğinin üçte ikisi kadar bir alan kaplamak dengeli görünür. Birden fazla çerçeve kullanılacaksa aralarındaki boşluğu 5 ila 8 santimetrede sabit tutmak, düzenin derli toplu durmasını sağlar.}
Kısaca, duvarlarda kırık beyaz, açık bej ve soğuk olmayan gri tonları ışığı yansıtarak mekânı büyütür. Pencere karşısına konumlanan bir ayna doğal ışığı odanın içine dağıtır, ağır perde yerine tül veya stor kullanmak da girişi artırır. Ayrıca tavan aydınlatmasına ek olarak duvar ve zemin seviyesinde birkaç sıcak ışık kaynağı bırakmak gölgeli köşeleri dengeler.}
Sert zemin, çıplak duvar ve az mobilya yankıyı artırdığı için ilk çözüm yumuşak yüzeyleri çoğaltmaktır. Kalın havlı halı, tavandan yere inen ağır perde, kumaş kaplı koltuk ve duvarda tekstil panolar sesi belirgin biçimde yutar. Kitaplık gibi dolu ve girintili çıkıntılı yüzeyler de ses dalgalarını kırdığı için akustiği doğal yoldan iyileştirir.}
Unutmayın ki iyi bir dekorasyon, pahalı parçaların değil, doğru oranların ve sabırla biriktirilmiş detayların işidir.